Kategori arşivi: Performans

CEO’lar İK’dan Ne Bekler?

TAYSAD – Türkiye Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği her yıl düzenlediği Yetenek Yönetimi Konferansı’nı pandemi nedeniyle farklı metotlarla sanal ortama taşıma kararı kaldı. Ben de uzun yıllardır danışman ve akademisinde eğitmen olarak işbirliği içinde bulunduğum TAYSAD’ın çok zihin açıcı olacağını düşündüğüm bu İK sanal etkinliğinde moderatör şapkam ile görev alacağım. Başlığımız;

CEO’lar İK’dan Ne Bekler? 

27 Ekim 2020 Salı günü, saat 14:00-15:30 saatleri arasında gerçekleştireceğimiz etkinlikte özenle hazırladığım sorularımı çok kıymetli dört tepe yöneticiye merakla yönelteceğim;

Tecrübeli ve dersini çalışmış bir panel moderatörü olarak hedeflerim;

a. Dört tepe yöneticinin zihinlerinde insan yönetimi yaklaşımları, stratejileri, uygulamaları, problemleri, beklentileri adına ne varsa ortaya çıkartabilmek.

b. Etkinliği takip edecek olan gerek meslektaşlarım  gerekse tepe yönetim kadrolarını bu sayede düşündürmek, bilgilendirmek, tetiklemek.

Etkinliğin sonunda katılımcıların soruları için de zaman ayıracağız.

TAYSAD’dan aldığım bilgiye göre şu ana kadar etkinliğe 350’ye yakın kayıt yapılmış durumda. Sayının artması bizlerin heyecanını da katlıyor.

Katılım için yapmanız gereken TAYSAD’ın ilgili sayfasındaki “kayıt için tıklayınız” alanını tıklayarak formu doldurmak. Etkinlik günü size bağlantı linki TAYSAD tarafından iletilecek.

27 Ekim Salı günü görüşmek üzere 😊

 

Covid-19 ve İnsan Yönetimde 5 Baskın Yetkinlik

2019’u 2020’ye bağlayan yılbaşı gecesine dönelim. İstisnasız hepimiz yeni yıla irili ufaklı beklentilerle girdik. Kimimiz bir terfi, kimimiz bir evlilik, kimimiz bir iş girişimi düşledi. Hatta ben 2020’ye niyetlerimi, isteklerimi, hedeflerimi içeren bir mektup bile yazdım. Mektup önümde ve gülüyorum. Kim bilebilirdi bir salgın hastalık nedeniyle 2020’den en büyük beklentimizin sağlıklı kalmak olabileceğini?

Covid-19 virüsünün Türkiye’de ilk çıktığı 10 Mart 2020 tarihinden itibaren hepimiz hayatlarımızda gerek duygusal, gerekse zihinsel olarak pek çok ‘ilk’i yaşadık. Devlet kurumlarının hızla devreye aldığı çeşitli düzenlemeleri, şirketlerimizin çalışma ortam, metot ve disiplinine yönelik geliştirdiği farklı çözümleri, bütün iş dünyası deneyimledi, deneyimlemeye de devam ediyor.

Mart 2020 ile başlayan ve daha da uzun bir süre devam edeceği öngörülen bu süreci iş hayatındaki insan odağı ile iyi analiz etmeliyiz. Çünkü eğer pandemiyi yarısına kadar dolu bir bardak olarak kabul edersek, bardağın dolu tarafında kendimizi, ekiplerimizi tanımamızı ve geliştirmemizi sağlayacak pek çok fırsatlar yatıyor.

Bu zorlu dönemde alıştığımız iş hayatının ötesinde, özellikle beş yetkinliği farklı boyutlarıyla baskın şekilde sergiler hale gelmemiz gerekti; empati, adaptasyon, çeviklik, esneklik ve disiplin.

  1. Empati

Empati kurmak sözde kolay, fiiliyatta zor bir yetkinliktir çünkü insanlar dinlemekten ziyade konuşmayı severler. Oysa ki empati, ilişki içinde bulunduğumuz insana önce sorular sorarak, sonra da onu anlamak için dinleyerek gerçekleştirilir. Empati özünde susmayı tercih etmektir. Önyargılar empatinin düşmanıdır.

Pandemi sürecinde ister evden, ister ofisten çalışalım, ister yönetici, ister ekip üyesi olalım, sürecin yaşattığı duygu ve düşünceleri, zorlukları, beklenmedik güzellikleri acaba birbirimize sorduk mu? Birbirimizi anlamak için samimiyetle dinledik mi? Dinlediğimiz sıkıntılara çözüm üretebilmek için iş birliği geliştirebildik mi? Eğer bu sorulara cevaplarınız  “evet” ise empati kurmak yetkinliğini başarıyla sergiliyorsunuz demektir.

  1. Adaptasyon

Adaptasyon, yönetici ve çalışanların yine farklı açılardan zorlandığı bir yetkinlik olarak karşımıza çıktı. Adaptasyonun duygusal boyutunda bazı çalışanlar pandeminin yansımalarından başlangıçta hiç etkilenmezken, ilerleyen dönemde bunalma sinyalleri verdi. Bazı çalışanlarsa başlangıçta ciddi endişelerle boğuşurken, sonradan rahatladı.

Adaptasyon yetkinliğinde en büyük sınavı ise yöneticiler verdi. Yöneticilerin kriz ortamında önce kendi duygusal ve zihinsel adaptasyonlarını sağlayıp, sonrasında ekiplerinin adaptasyonu için ciddi emek sarf etmeleri gerekti.

Yöneticilerin bir diğer sınavı ise, ekipleri için yeni çalışma yöntem, araçları tanımlayabilmek ve onların bu yöntem, araçlara adaptasyonunu sağlamaktı. İş performansı çıkarttırmak ve takibini yapmak konularında bazı yöneticilerin ciddi zorlandıklarını gördük.

  1. Çeviklik

Çeviklik, delicesine hızlı değişen istikrarsız dünyada, kurumların değerlerini korumak ve yeni değerler yaratmak için stratejilerini, yapılarını, iş süreçlerini, insanlarını ve kullandığı teknolojileri hızla, sürekli iyileştirmeleri, yeniden yapılandırmalarıdır.

Pandemi, son yılların adeta moda haline gelen çeviklik yetkinliğinin, ciddi anlamda sergilenmek zorunda kalındığı bir kriz oldu. Şirketler gerek yönetim modelleri, gerek kullandığı teknolojiler, gerekse bütün iş süreçlerini çevik şekilde dönüştürmek zorunda kaldı. Bütün yönetici ve çalışanlar krizin getirdiği yeni iş yürütüm modellerine, araçlarına, süreçlerine çeviklik sergileyerek adapte oldular. Dikkat edileceği gibi adaptasyon ile çeviklik yetkinlikleri pandemi sürecinin ikiz kardeşleri olarak hayatımıza kalıcı olarak girdi.

  1. Esneklik

Her gün pandemi hakkında farklı kanallardan bize akan doğru veya yanlış bilgi ile üstüne yaşadığımız dünyanın ne kadar istikrarsız olduğunu bir kez daha tecrübe ettik. Katı, değişmez dediğimiz duygu ve düşüncelerin yersizliği gördük. Zor zamanlarda kendimizi iyi hissedebilmeye devam edebilmenin ana koşulunun hem duygusal, hem de zihinsel esneklik olduğunu fark ettik. Artık biliyoruz ki, her an, her şey değişebilir, her an, her şey olabilir.

  1. Disiplin

Disiplin, yaptığımız işin standartlarını tanımlamak ve bu tanımları hayata geçirecek performansı sürekli sergilemektir. Disiplin, bu kadar belirsiz, bulanık bir dünyada bizi istikrarlı kılabilecek ana yetkinliktir. Hem duygusal, hem de zihinsel yılmazlıktır. Pandeminin getirdiği sistemsel değişimlere hemen adapte olup, yeni disiplinini tanımlayabilen yönetici ve çalışanlar bu süreçten kesinlikle büyük fırsatlar yakalayarak çıkacaktır.

.

Değişim, geri dönüşü olandır. Dönüşümünse geri dönüşü yoktur. Dünya özellikle son otuz yıldır teknoloji kaynaklı büyük dönüşümler yaşıyor. Covid-19 ise hiç birimizin hayaline bile getiremediği bambaşka dönüşümlerin nedeni olacak gibi. Bu süreci istesek de, istemesek de yaşayacağız. O nedenle, hepimiz değişim ve dönüşümlere karşı esnek olup, ekiplerimiz ile sürekli empati kurarak, her yeniye çeviklikle, sürekli, tekrar ve tekrar adapte olabilme disiplinini sergileyebilmeliyiz.

İş Liderlerinden İş Görüşmesi Dersleri

İş görüşmelerinde adayların heyecan konusunda yaşadıkları problemleri aşmak için onlara ana verdiğimiz tavsiye hazırlık sürecine titizlenmeleridir. Kitaplardan, internet sitelerinden görüşme süreci hakkında bilgilenmek, olası kilit sorulara hazırlanmak, tecrübeli bir insan kaynakları profesyonelinden tavsiyeler almak her adayın hemen uygulamaya alabileceği hazırlık yollarıdır.

Eğer bahsedilen hazırlık çalışmalarını yaptım diyorsanız, sizinle çok geliştirici, farkındalık arttırıcı dördüncü hazırlık yolunu paylaşabilirim: İş dünyasında başarısı ile güven ve saygınlık kazanmış iş liderlerinin videolarını izleyin.

Başarılı iş liderlerinin video kayıtlarında yılların verdiği tecrübeye ulaşırsınız. Bu kişilerin adım adım nasıl ilerledikleri, kendilerini keşifleri, amaçları, tutkuları, hüsranları ve elbette başarısızlık hikayelerini duymak izleyeni bazen şaşırtır, bazen coşkulandırır, bazen de üzer. O insanların da etten kemikten olduğunu görmek izleyeni rahatlatır.

Hiçbir iş lideri süper kahraman değildir, hatta en başarılıları hayatlarında en büyük başarısızlıklara imza atanlardır. Dolayısıyla bir adayın iş görüşmesinde adeta bir süper kahraman olmalıymış baskısını kendi üzerinde kurması, başta öz benliğine yaptığı haksızlıktır.

Mesleğinde ilerlemiş iş liderlerinin videolarını izlerken aşağıdaki birkaç etüdü yapmak iş görüşmeniz öncesinde sizi ummayacağınız kadar güçlendirecektir;

  1. İzlediğiniz video içeriğini başlıklara ayırın.

Örneğin “a. İş hayatına giriş, b. Yükseliş, c. Başarılar ve başarısızlıklar, d. Hedefler, e. İş hayatına dair görüşler”. Böyle bir çalışma sizin analitik düşünme becerinizi geliştirecek ve iş görüşmesi sırasında geçmişiniz hakkında gelecek sorulara benzer analitik zihinsel yaklaşımı uygulamanızı sağlayacaktır.

  1. Videodaki iş liderinin duygusal akışını ve nasıl göründüğünü takip edin.

Heyecanlı mı, ne zaman üzgün ifade takındı, kızdığı bir durumu anlatırken yüzü nasıldı? Hayatında olumsuz iz bırakmış bir kişi hakkında hangi ifadeleri kullanıyor? Bu şekilde izlediğiniz iş liderinin duygusal takibini yapabilirseniz, kendi duygularınızı da sanki üçüncü bir kişiymiş gibi takip edebilmeye başladığınızı göreceksiniz. Bu da heyecanınızı kontrol altına almanızı kolaylaştıracaktır.

  1. Videodaki iş liderinin beden dilini takip edin.

Elleri, kolları, oturuşu, bedenini nasıl kullanıyor? Çok mu hareketli, yoksa sakin mi? Siz hangisini daha ikna edici buldunuz? Jest ve mimikleri hangi iş insanında size daha samimi geldi?

  1. Kendi kısa iş görüşmesi videonuzu çekin.

En keyifli çalışma kendi iş görüşmesi videonuzu çekmeniz olacaktır. “Bana kendinizden bahseder misiniz?” sorusuna cevap verecek şekilde üç dakikalık bir videonuzu çekin. Bu çalışmayı “oldu” diyene kadar bıkmadan defalarca tekrarlayın. Hatta arkadaşlarınıza da seyrettirip görüşlerini öğrenebilirsiniz. Çünkü kısa videonuz olası bir iş görüşmesinde nasıl davranacağınızın ufak bir provası niteliğindedir. Eğer siz kendinizi beğeniyorsanız, sizi sizinle çalışabilecek herkes de beğenecektir. Özgüven bu noktada gerçekleşmiş olur.

.

İş görüşmesinde başarılı olmanın %80’i hazırlıktan geçer. Görüşme sırasındaki performansın sonuca etkisi sadece %20’dir. Unutmayın, fırsat hazırlıklı beyinlere gelir.

 

 

 

 

Korona Günlüğü, Gün 80, 9 Haziran 2020

Bugün bir değişiklik yaptım, hiç yapmadığım bir şey.

❓❓❓❓

Çalıştım.

😶

Evden çıkıp, normal iş hayatıma döndüğüm günden bu yana, hafta sonları da dahil günlüğüme her gün aynı şeyi yazıyorum: Çalışıyorum.

Bu kendini bıkmadan usanmadan tekrar etme hali acaba neyin göstergesi?

İşkoliklik olabilir mi?

.

The Washington Post – 09.6.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

Evde Korona Günlüğü, Gün 45, 5 Mayıs 2020

Gün başlangıcında spor ve hafif kahvaltı sonrasında çalışma masama oturdum. Instagram canlı yayınım için hazırlandım. Yayın güzel geçti. Yarın 50 Başarı Klasiği’nden üç kitap tanıtacağım. Bilgisini yan sütunda okuyabilirsiniz.

Yayın sonrasındaysa Larry Bossidy ve Ram Charan’ın efsane kitabı Execution’ı altını çizdiğim yerler çerçevesinde etüd ettim. Birlikte çalıştığım bir tepe yönetici ile execution-iş yaptırabilme disiplini üzerine konuşacağız bu hafta. İnsanın kitap okurken önemli yerleri ayırması, notlar alması ne kadar iyi oluyor. Kaliteli içerik de hep değerini koruyor. İlk okuduğumdaki keyfi aldım çalışırken.

.

Peryön İç Anadolu Salı Buluşmaları oturumunu biraz önce bitirdik.

Güven Sağlık Grubu İK Direktörü Esra Ayken ve Akfen Holding İK Müdürü Nafız Turgut ile Uzaktan Liderlik konusunda kapsamlı şekilde konuştuk. İki büyük kurumun Uzaktan Liderlik sürecindeki uygulamalarını, önceliklerini, yaşadıkları tecrübeleri konuları ele aldık. Katılımcılardan da pek soru geldi ve oturum çok verimli geçti kanaatindeyim. Dilerim katılımcılara faydamız olmuştur.

Özetle Uzaktan Liderlik sürecinde üstünde durduğumuz ana başlıklar;

  1. İletişim ve ilişki yönetimi
  2. Ekip çalışması ve işbirliği
  3. Motivasyon – empati
  4. Teknoloji kullanımı
  5. Toplantı yönetimi
  6. Verimlilik, iş performansı ve geribildirim
  7. Önümüzdeki dönemde esnek çalışma modellerine yaklaşım oldu.

.

Washington Post – 5.5.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

Evde Korona Günlüğü, Gün 37, 27 Nisan 2020

Güne 40 dakika süren sporla başladım. Yüklü bir iş programıyla da günü sürdürdüm.

Öğlene kadar proje toplantısı, sonrasında içerik ve aday araştırması, peş peşe telefonlar ve tabii ki finalde ev/mutfak alışverişi.

Sokağa çıkarken aklımda evimizin etrafımda şöyle bir tur atmak, hatta biraz Maçka Parkı taraflarına yürümek vardı. Gelin görün ki, herkesin aklında benzer düşünceler olduğunu caddeye çıktığımda anladım. Dört gündür evde oturmaktan çatlamış kitle maskelerini bile takmadan sokaklara fırlamıştı. Ben de fırlamamış gibi yapan fırlayanlardandım, itiraf ediyorum 🙄 ama en azından bende maske ve eldiven vardı 😬

Derken bu nasıl bir özlemse, al-götür servis yapan bir kahveciden kahvemi de elime aldım ve Maçka Demokrasi Parkı’na gittim. Belediye tarafından kimse oturmasın diye ters çevrilmiş banklardan, vatandaş tarafından geri düzüne döndürülmüş bir tanesine oturdum. 🤭

Durun daha bitmedi. 😳

Adeta yakalanmayı her an bekleyen suçlunun ruh hali içinde bir de sohbetini sevdiğim bir arkadaşımla banktan uzun uzun telefonla konuştum.

Allah’ım insanlık çıldırmış olmalı, ben çıldırmış olmalıyım 🤯

Siz deyin yirmi dakika, ben diyeyim yarım saat sonrasında kalktım, önlerinde sıralar oluşmuş marketlerden birinin kuyruğuna girip ev alışverişimizi ‘hızla‘ yaparak eve döndüm.

.

Yaşam ne enteresan. Dünyanın en sıradan şeyi ‘sokağa çıkmak’ nasıl da önem ve öncelik sıralamasında hayatlarımızda bir anda bir numaraya oturdu !?

Bunu derin düşünmek ve hep şükretmek gerek. Sağlığa, elimizdeki varlıklarımıza, … adımımızı atabildiğimiz sokaklara, değil mi? 🙏

.

Washington Post – 27.04.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

Evde Korona Günlüğü, Gün 36, 26 Nisan 2020

Sokağa çıkma yasağının son günü. Sabahın ilk saatlerinde uzun uzun yabancı basın ve dergilerde çıkan köşe yazılarını okudum. Herkes pandemi sürecinde halka açıklanan verilerin ne kadar gerçeği yansıttığını tartışıyor. Dünya sıkıntılı.

Herkes geleceğin nasıl olacağına dair tahminler yürütmekle meşgulken, kanımca birileri şu an o geleceği inşa etmeye, gerçekleştirmeye başladı bile. Hepimiz bireysel olarak da karar vermeliyiz:

Bir olay olur, bazıları bekler, bazıları izler, bazılarıysa riskler alır ve aksiyona geçer. Hangisi olacağız? 

.

Pazar günü itibariyle mutfağımız boşa yakın. Dört günlük süreçte bütün önceden alınmış yiyeceklerin tükenmesini hedeflemiştim. İsraf sevmiyorum. Hedefim gerçekleşti. Pek bir memnunum.

Günün büyük kısmının nasıl geçtiğini anlamak için de yukarıdaki fotoğrafa bakmak yeter. Temiz bir evimiz var. Artık yeni haftaya hazırız. 👍

.

Washington Post – 26.04.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

Evde Korona Günlüğü, Gün 35, 25 Nisan 2020

Bu sabah büyük bir heyecanla saat 05:30 da yataktan fırladım. Saat 06:00’da bilgisayar başındaydım.

Neden?

Bir ay önce başvurduğum Hong Kong Çin Üniversitesi’nin İnovasyon ve Aile Şirketleri webinarı için.

Peki ne oldu?

Poffff 💨

Webinar ben dahil toplam üç kişi katıldığı için gerçekleştirilmedi. Bu nasıl fiyasko ?!! Üç kişi, üç kişidir. Biz önemseyip gelmişiz, webinarın gerçekleştirilmesi gerekirdi.

Bu çok ve çok yanlıştı.

Yıllar önce Kenter Tiyatrosu‘nda rahmetli Müşfik Kenter‘i tek kişilik, Oğuz Aral’ın yazdığı Huysuz İhtiyar oyununda izlemiştim.

Salonda(yukarıda) toplam 5 kişiydik. Oyun başladığında böyle büyük bir oyuncunun toplam beş kişiye sanatını sergileyecek olması beni öyle hüzünlendirmişti ki, ilk beş dakika sadece ağlamıştım.

Ve o büyük adam, sanki salon doluymuş gibi, hiç motivasyonunu bozmadan muhteşem performansını bize sergilemişti. Oyun sonunda beş kişi ayağa fırlamış ve onu dakikalarca coşkuyla alkışlamıştık.

İşine, sanata, seyircisine, kendisine saygı budur. Teşekkürler Müşfik Kenter, tekrar, tekrar, tekrar. 👏👏👏👏

.

Günün geri kalanında çılgınlar gibi çalıştım. Kızgınlık enerjimi iş üretmek için harcadım.

.

Washington Post – 25.04.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

Evde Korona Günlüğü, Gün 32, 22 Nisan 2020

Yaprak’la evde geçirdiğimiz bir ayımızın hafta içi sabahları birlikte yaptığımız sporla şenlendi. Ancak dün Yaprak’ın voleybol antrönöründen gelen mesaj akışımızı değiştirdi. Başka ve daha ağır videolarla farklı bir çalışma temposu istiyordu antrenör oyunculardan.

Ben yine mutlu oldum. “Harika, birlikte yaparız” dedim heyecanla. Fakat gördüm ki, kızımın kafasındaki farklıydı. “Ben tek yapmak istiyorum anne” dedi. Ben bozuldum, kendimi terk edilmiş hissettim. “Tamam 😔” dedim.

Bu sabah o odasında, ben salonda kendi videolarımızla, ayrı ayrı spor yaptık. Veeee çok iyiydi. Çünkü iki haftadır uygulamak istediğim videoyu açtım. Tam bana göreydi. Temposuyla, hareketleriyle, süresiyle.

Bazen hayatta bozulduğumuz gelişmeler aslında gerçekten ihtiyacımız olandır, değil mi? Şimdi Yaprak da daha mutlu, şaşırtıcı şekilde, ben de.

Değişim isteğine direnmek yerine, onu denemek ve kucak açmak gerek. Yaprak’ı motive etmek, harekete geçirmek için başladığım evde spor sürecine, kendi sağlığım, esenliğim için koronavirüsü krizi sonrasında da devam edeceğim. Yeni, çok kıymetli bir alışkanlık tanımladım kendime. Ne büyük kazanç 😃

.

Güne verimli geçen proje toplantısı, telefon konuşmaları ve okuma ile devam ettim. İki muhteşem sürpriz yaşadım ancak günün anlam ve önemi açısından bu sürprizlerden yarın bahsedeceğim.

.

Akşam üstü ise merakla beklediğim, Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı tarafından düzenlenen, Faruk Pekin‘in “1453; Fetih ve Payitahtın Yeniden Kurgulanması” seminerine katıldım.

Tarihimiz açısından bana göre en önemli iki olaydan biri olan  İstanbul’un fethi üzerine bayağı okumuşluğum var. (diğeri Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu) Ancak fetih sonrasında Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’daki yeni devletleşme, örgütlenme, şehri yeniden kurgulama sürecini böyle detaylı bilmiyordum. Faruk Pekin’in akıcı anlatımı ile çılgınlar gibi notlar ve ekran görüntüleri aldım. Doğru bildiğimiz yanlışları, şehir efsanelerini, hatta palavraları şaşkınlıkla dinledim.

İstanbul’un fethi üzerine en iyi kaynaklar hangileri acaba diye soracak olursanız hemen yazayım:

.

Washington Post – 22.04.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )