Kategori arşivi: Teknoloji

CEO’lar İK’dan Ne Bekler?

TAYSAD – Türkiye Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği her yıl düzenlediği Yetenek Yönetimi Konferansı’nı pandemi nedeniyle farklı metotlarla sanal ortama taşıma kararı kaldı. Ben de uzun yıllardır danışman ve akademisinde eğitmen olarak işbirliği içinde bulunduğum TAYSAD’ın çok zihin açıcı olacağını düşündüğüm bu İK sanal etkinliğinde moderatör şapkam ile görev alacağım. Başlığımız;

CEO’lar İK’dan Ne Bekler? 

27 Ekim 2020 Salı günü, saat 14:00-15:30 saatleri arasında gerçekleştireceğimiz etkinlikte özenle hazırladığım sorularımı çok kıymetli dört tepe yöneticiye merakla yönelteceğim;

Tecrübeli ve dersini çalışmış bir panel moderatörü olarak hedeflerim;

a. Dört tepe yöneticinin zihinlerinde insan yönetimi yaklaşımları, stratejileri, uygulamaları, problemleri, beklentileri adına ne varsa ortaya çıkartabilmek.

b. Etkinliği takip edecek olan gerek meslektaşlarım  gerekse tepe yönetim kadrolarını bu sayede düşündürmek, bilgilendirmek, tetiklemek.

Etkinliğin sonunda katılımcıların soruları için de zaman ayıracağız.

TAYSAD’dan aldığım bilgiye göre şu ana kadar etkinliğe 350’ye yakın kayıt yapılmış durumda. Sayının artması bizlerin heyecanını da katlıyor.

Katılım için yapmanız gereken TAYSAD’ın ilgili sayfasındaki “kayıt için tıklayınız” alanını tıklayarak formu doldurmak. Etkinlik günü size bağlantı linki TAYSAD tarafından iletilecek.

27 Ekim Salı günü görüşmek üzere 😊

 

Kaynağım İnsan . 1 Dakika Canlı

11 yıldır blog yazmanın ötesinde içerik üretme isteğim beni Instagram’a, Instagram’da @kaynagiminsan2 hesabımı açmaya götürdü. Amacım insan kaynakları yönetimi ile ilgili yerli, yabancı kaynaklı bilgi paylaşmaktı. Bir çeşit İKY bilgi havuzu diyelim.

Derken akış beni insan kaynakları yönetimi ile ilgili canlı yayın yapma fikrine götürdü. Ancak iş yoğunluğum ve iş programımın lokasyon olarak karışıklığı nedeniyle belirli bir gün ve saatte yayın yapamayacağıma kanaat getirdim.

‘Ne yapabilirim?’ diye düşündüm. Özgür kalabileceğim, uygun olduğum anda yayına geçip kayıt alabileceğim, istikrarlı ve beni teknik anlamda üzmeyecek bir format olmalıydı. Ve fikir seri şekilde zihnimde belirdi:

Kaynağım İnsan . 1 Dakika Canlı 

 

Ne yapıyorum Kaynağım Knsan . 1 Dakika Canlı yayınlarında? 

İnsan kaynakları yönetimi üzerine takipçilerimin, İK profesyonellerinin ve meraklılarının sorularını cevaplıyorum. Her gün 1 soru.

Hedefim; 

Önümüzdeki 365 gün boyunca, her gün insan kaynakları yönetimi üzerine yayın yaparak bilgi, tecrübe, görüş paylaşmak.

Şimdiye kadar neler oldu? 

Yayına 1 Eylül 2020 itibariyle başladım. Şimdiye kadar sekiz önemli soruya cevap verdim. @kaynagiminsan2 hesabına girerek siz de IGTV videolarını seyredebilir ve merak ettiğiniz insan kaynakları yönetimi sorularını bana yazabilirsiniz. Hepsini bir güne yerleştirip cevaplayacağım.

Ya sonrası?

365 gün boyunca birikecek soru-cevap etabı için de sonrasında farklı planlarım var 😃

İnovasyon: Türkiye Doğulu mu, Batılı mı?

İnovasyon/yeniliğin “her şey” olduğu bir dönemdeyiz.

Japonya’da aldığım yönetim eğitimi esnasında Profesörümüz Japonların dünyada süreç inovasyonu, Amerikalıların ise ürün inovasyonu lideri olduğunu söylemişti. Japonların kendilerini ürün inovasyonu konusunda geliştirmek için çaba içinde olduklarını belirtmişti. Ancak bu noktada önlerindeki en büyük engelin, Japonları süreç inovasyonu lideri yapan kültürel ve teknik doku/alışkanlıklar olduğunu da açık yüreklilikle anlatmıştı.

Japonların temsil ettiği doğu çalışma disiplini, “ben” değil, “biz” diyen, ekip çalışmasının gücünü duygusal ve rasyonel olarak gerçekten bilen ve inanan bir yapıya sahip.

Batı çalışma disiplininin bu açıdan farkı batılının işleri “ben” merkezli düşünmesi, yapılandırmaya ve işletmeye çalışmasıdır. Bütün batı hukuk sistemi insanları zalimleşebilecek “ben” önceliğinden korumak üzere yapılandırılmıştır. (örnek: Geçen hafta Google, Amazon, Apple, Facebook ABD’deki antitröst yasasını ihlal etmekten sorgulandı) Batı çalışma disiplini de ekip çalışmasına çok önemli der, ne var ki özünde bireyler kendi “iyi olma” hallerini, ekibin iyiliğinin her zaman önüne koyar.

Eğitim sürecinde Profesörümüzün bize anlatmak istediği konu, doğu ile batı arasındaki bu “ben-biz” farkının inovasyon süreçlerine etkisiydi.

Batılı iş insanı zihinsel olarak “ben” merkezli ilerlerken yaratıcıdır, herkesten farklı olmaktan çekinmez, hatta özgünlüğü bir deha unsuru olarak kabul eder. Bakınız Steve Jobs, Elon Musk. Ürünleri iphone, ipad, Tesla.

Japonlar ise %100 ekip çalışması, ekip uyumu, ekip disiplini merkezinde zihinlerini şekillendirdikleri için bireylerin yaratıcılığı, farklılıkları ve özgünlükleri zaman içinde yok olur. Karıncalar gibi birbirleriyle senkronize hareket ederler, iş süreçlerini mükemmelleştirirler, maliyetleri düşürürler. Bakınız Yalın / Kaizen. Ancak ürün inovasyon dendiğinde takılır katırlar. Özgünlüğün korunamadığı, takdir edilmediği ekosistemlerde ürün inovasyonu gerçekleşemez. 20. yüzyıl sürecinde bu takılmışlığı aşabilen sayılı Japon markasından biri Sony ve ürünü de walkman’dir.

Ürün inovasyonu “ben”, süreç inovasyonu “biz” odaklı yeşerir, devleşir.

Bu arada ürün inovasyonunun fikir aşamasından sonraki bütün adımları etkin ve yetkin insanlardan oluşan ekip çalışmasına dayanır. Bunu da unutmamalıyız.

Doğu-batı dedim, ürün-süreç inovasyonunu anlattım. Yazımı iki soruyla bitireceğim:

  1. Biz Türkiye olarak sizce doğulu muyuz, batılı mıyız?
  2. Bizim ürün inovasyonu mu, süreç inovasyonu mu yapma potansiyelimiz daha fazla?

Korona Günlüğü, Gün 83, 12 Haziran 2020

Bugün proje çalışmam kapsamında Anadolu yakasındaydım. Akşam saatlerimizi de Yaprak’la yürüyüş yaparak ve dışarıda yemek yiyerek geçirdik.

.

Eve dönüşte biraz da şans eseri nefis bir canlı yayına denk geldim. Bugüne kadar pek çok videosunu seyrettiğim Akan Abdula ile HBR Türkiye’nin genel yayın yönetmeni Serdar Turan’ın söyleşisi.

Akan Adbula pazarlama, marka, iletişim üzerine uzmanlaşmış bir kişi. Diyeceksiniz bu profillerden etrafta çok var. Abdula’nın performansının özel yanı, uzmanlığını yere göğe sığmayan “pazarlama gururu” laflarıyla değil, veri analizleri ve analitik yaparak sergilemesi.

Sohbet pandemi sürecinin yorumlanması ile başlıyor. Dijitalleşmenin sosyal ağ kullanmak ve cep telefonlanarak tüketmek değil, veri üretmek ve analiz yapmak anlamına geldiği vurgulanıyor.

İlerleyen dakikalarda konu işveren markası ve bu süreci Türkiye’de en iyi yürüten şirketlere geliyor. Akan, benim de Mart ayında Evde Korona Günlüğü yazılarıma taşıdığım iki markayı en başarılı konuma yerleştiriyor: Koç Holding ve Toyota. Üçüncü sırada ise Migros var. Başka da örnek çıkmıyor.

Akan, bu süreçte ne kurumsal iletişim, ne de İnsan Kaynakları, çuvaldızı tepe yönetime batırıyor. Evet, ben de katılıyorum. Türkiye’de normal zamanlarda lafa gelince mangalda kül bırakmayan pek çok büyük, süksesi bol şirketin tepe yönetiminden pandemi süresince ne hikmetse çıt çıkmadı. Hiçbirisi “Sonuna kadar beraberiz, birlikte bu işi yürüteceğiz” açıklamaları yapamadı, yapmadı.

Kriz boyunca tepe yönetimleri ses vermeyen şirketlerin kurumsal iletişim veya insan kaynakları bölümleri üç beş ay sonra çıkıp “biz okul boyadık”, “kız çocuklarını eğitttik”, “çalışan tecrübesinde uçtuk” dediklerinde, şimdi ben içimden “Hadi ordan” demeyecek miyim? 🤔

.

Söyleşinin sonuna doğru ise Z ve Alfa kuşağının yüksek “empati” kurma yetkinliği vurgulanıyor. Benim gibilerin temsil ettiği, 2. Sanayi Devrimi’nin ezberci, rasyonalite ve kar odaklı zihniyetinin yerini soru soran, duygusal anlamda zeki kuşaklara bırakmakta olduğu, önümüzdeki 10 yılda herseyin çok değişeceğinin altı çiziliyor.

Bir saatinizi ayırarak dinleyebileceğiniz Akan Abdula söyleşi eminim sizin de farkındalığınızı arttıracak, zihninizde farklı düşünce patikaları açacak.

.

The Washington Post – 12.6.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

 

Korona Günlüğü, Gün 82, 11 Haziran 2020

Beylikdüzü’nde proje çalışmamda geçen verimli bir gündü.

Performans değerlendirme sistemimizi çok isabetli bir iş ortağı yazılım ile hayata geçiriyoruz. “İyi bir performans değerlendirme yazılımı arıyoruz” diyen meslektaşlar veya şirketler varsa TalentSys e-performans çözümüne bir bakın derim. Yazılım bizim performans değerlendirme sistemi adına yaptığımız bütün kurguya birebir cevap verdi. Ben hem şaşırdım, hem de çok mutlu oldum. Çünkü genelde paket programlar şirketin sistem kurgusuna uymaz, şirket kendisini paket programın yapabilirliklerine uydurmak zorunda kalır. TalentSys e-performans ile böyle bir sıkıntı yaşamadık.

.

Bugün Harvard Business Review Youtube kanalının HBR’nin Perspektifinden videolarından Çevik Liderlik makale analizini paylaşmak istiyorum.

Videonun özellikle Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’nın çevik liderlik performansının örneklendirildiği bölümü çok güzel.

.

The Washington Post – 11.6.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

Korona Günlüğü, Gün 75, 4 Mayıs 2020

Yoğun tempoda geçen bir iş günüydü.

Bugünün sıra dışı olayı şahit olduğum süper bir projeydi: SİZLİKİŞ

Bütünüyle gençler tarafından yürütülen bir girişim SİZLİKİŞ.

Amacı nedir?

Çok değerli, mülakatlar sonrasında seçilmiş, üniversite 3-4. sınıf öğrencisi ve yeni mezun gençler ile farklı konularda iş desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’leri bir araya getiren bir proje. Gençler tecrübe kazanırken, KOBİ’ler de nitelikli genç iş gücü ile proje bazlı buluşuyor ve problemlerini çözüyor.

Yukarıdaki görselde yer alan gençler projede havuzda ve girişimin yönetiminde yer alan değerlerden bir kaçı. Konuşmalarını dilediğinizde hayran oluyorsunuz. Bilinçli, ne istediğini bilen, umutlu, insana, çevreye hassas ve gerçekçiler.

SİZLİKİŞ’in web sitesinin KOBİ’lere destek bölümünü incelediğimde gençlerin yazılımdan, pazarlamaya, dış ticaretten, tasarıma, pek çok konuda hizmet sunmaya hazır olduklarını gördüm.

Diğer taraftan  “Ben kendimi nasıl geliştirmeliyim? İş hayatı ne ister?” diye merak eden gençler için kocaman bir teknik yetkinlik listesi var. Bu listede yer alan teknik bilgileriniz varsa ve proje yapabileceğinize inanan bir gençseniz direkt formu doldurup gönderin derim. (bütün süreçler KVKK uyumlu, onu araştırdım)

Gerek “Nitelikliyim ve çalışırım” diyen gençler, gerekse “Genç işgücünün enerjisi ve yaratıcılığını projelerimde istiyorum” diyen şirketler için bir fırsat SİZLİKİŞ. Varsa etrafınızda gençler veya KOBİ’ler haberdar edin.

Süper. Bugünü pek keyifli kapatıyorum. 👍

.

Washington Post – 04.6.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

 

Evde Korona Günlüğü, Gün 71, 31 Mayıs 2020

Yoğun tempoda hem çalıştığım, hem de geliştiğim bir gün oldu.

Saat 13:30’da son Instagram kitap özeti canlı yayınımı yaptım. Gezi Park Direnişi ile ilişkilendirerek Henry David Thoreau’nun Sivil İtaatsizlik ve Walden Gölü kitaplarının içeriğini paylaştım. Kitap özeti paylaşımlarıma belirli bir zaman planı olmadan devam edeceğim.

.

Öğleden sonra Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı’nın düzenlediği ‘İnsanlığın Serüveni IV: Erken Modern Dönem Avrupa’nın Dönüşümü’ seminerine katıldım.

Normalde süresi 2 saat olan seminerler hocamız Dr. İlker Aktükün olunca 3,5 saate kayıyor. Bu kadar uzun süre, bir saniye bile kopmadan seminer takip etmek zor gibi gelebilir. Ancak konu öyle cazip ve anlatan kişi da o kadar akıcı şekilde Avrupa’nın 1000 yıllık tarihini sunuyor ki, anlamıyorsunuz saatlerin geçtiğini.

Hocamızın Haziran ayı boyunca Felaketler Çağı başlığı ile yeni bir tarih serisine başlayacak. Sömürgecilik, 1. ve 2. Dünya Savaşları, faşizm ve soğuk savaşı konu alacak olan yeni seriyi de takip etmeyi düşünüyorum.

.

Bugün bir de korkunç geçen beş dakikamı yazmalıyım. Uzun süredir üstüne çalıştığım proje excel dokümanını bir süreliğine bilgisayarda kaybettim. Kayıtlı ismiyle açtığımda 3 günlük çalışmamın olmadığı şablon çıkıyordu. Bir ara delireceğim zannettim. “Allah’ım” dedim, “beni böyle sınama”.😰

Bundan 20 yıl önce yine bir proje için 50 sayfalık rapor yazmıştım. Tablolar, hesaplar, kitaplar. Rapor genel müdüre gidecekti ertesi güne ve ben işin sonuna gelmişim. Son rötüşleri yaparken rapor bir anda ekranda yok oldu. “Neler oluyor?” demeye kalmadan bilgi işlem bölümünden “program çöktü” diye haber gelmişti. Ben o gün delirmedim ya … “bana bir daha bir şey olmaz” demiştim. … Ta ki bu akşama kadar !!! Direkt 20 yıl öncesi aklıma geldi. “Büyük konuştun, al sana” dedim içimden. 😨

Sonra dosyayı bilgisayarda kaydettiğim saçma sapan yerden izlerini takip ederek buldum. Ve bir raporu sadece kaybettiğimde değil ama bulduğum anda da ölebilme ihtimalim olabileceğimi gördüm. … bu sefer mutluluktan 😂

.

Washington Post – 31.5.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

 

Evde Korona Günlüğü, Gün 64, 24 Mayıs 2020

 

Bayramın birinci günü bir parça tembellik ederek başladı. Yaprak’la eğlenceli bir kahvaltı ve ailemle telefonla bayramlaşarak devam etti.

13:30’da Instagram kitap özeti canlı yayınımı yaptım veeee günün merakla beklediğim olayı saat 14:00 itibariyle başladı:

İnsanlığın Serüveni III: Antik Yunan ve Roma  

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı’nın düzenlediği aylık seminer programını yakından takip edip katılıyorum. Geçtiğimiz 60 gün içinde bu dahil olduğum 7. seminer.

Dr. Yusuf Aktükün’ün bitmez bilmez enerjisiyle 3 saat boyunca Antik Yunan ve Roma’nın neden bilim ve felsefenin merkezi olduğunu, Antik Yunan’ın düşünsel, Roma İmparatorluğu’nun dünyaya yapısal, sistemsel miraslarını çok kapsamlı şekilde dinledim, notlar aldım.

Dr. Yusuf Aktükün aslen bir siyaset bilimci olduğu için konuları öyle geniş perspektifte anlattı ki, Antik Yunan ve Roma’nın 16,17,18,19. yüzyıllara yansımalarını nokta atışı görebildim, bağlantıları kurabildim. Bu beni büyüledi. Aklım ve algım büyüdü. 🧠💡

Mesleğinin merkezi insan olan bir kişi için insanlık ve medeniyet tarihini bilmek bir tercih, keyif değil, bir şarttır bana göre.

Gelecek hafta pazar günü İnsanlığın Serüveni’nin 4. bölümüne de katılacağım: Erken modern dönem Avrupa’nın dönüşümü.

Büyük bir heyecanla bekliyorum. 👏👏

.

Washington Post – 24.5.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

 

Evde Korona Günlüğü, Gün 60, 20 Mayıs 2020

Bugün 20 yaş altı çocuk ve gençlerin sokağa çıkma izni çerçevesinde Yaprak’la saat 11:00’de kendimizi dışarıya attık. Yürüdük, kahve aldık, Maçka Parkı’nda oturduk, güzel havanın keyfini çıkardık. Sonra Yaprak arkadaşları ile buluştu, ben de dışarıdaki işlerimi hallettim, alışveriş yaptım.

.

Öğleden sonra Engelsiz Kariyer insan kaynakları sitesinin kurucusu ve bir dava insanı olan sevgili Mehmet Kızıltaş ile çok uzun bir telefon konuşması yaptık.

Mehmet Kızıltaş ve eşi Habibe Kızıltaş engelli istihdamı konusundanda Türkiye’deki farkındalığı arttırmak için on yılı aşkın süredir can siperine çalışıyorlar. Yaptıkları çalışmalar sadece ülkemizde değil, yurtdışında da pek çok ödülle takdir edildi.

Eğer gerçekten insan yönetiminde çeşitlilik ve kapsayıcılık diyorsak, engelli istihdamını devletin getirdiği bir zorunluluk olmaktan çıkartıp, İK yönetiminin doğal bir parçası haline dönüştürmek sadece Kızıltaş çiftinin değil, bütün insan kaynakları uzman ve yöneticilerinin bir hedefi olmalı.

Önümüzdeki günlerde Mehmet Kızıltaş ile birlikte Zoom + Youtube üzerinden canlı bir oturum gerçekleştirerek pandemi sonrası evden çalışma modelleri ile ülkemizdeki engelli istihdamının nasıl gelişebileceğini, bu konudaki çok çeşitli devlet desteklerini, engelli çalışanların seçme yerleştirme ve oryantasyon süreçlerinde neler yapılabileceğini konuşacağız.

Gün netleştiğinde duyuracağım. Yapacağımız çalışma beni çok heyecanlandırdı. Gerek bireysel farkındalığım, gerekse bütün İK camiası için büyük bir ihtiyaca açılım getirebileceğimizi düşünüyorum.

.

Washington Post – 20.5.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )