Etiket arşivi: iş görüşmesi

Korona Günlüğü, Gün 86, 15 Haziran 2020

Günlüğü yazarken ilk defa bu kadar geçe kaldım. Kendim de şaşırdım. Neden olduğunu yazmayacağım. (Tahminler serbest !!)

Online iş görüşmeleri ile renklenen, sunum maratonumun sonuna geldiğim verimli bir iş günüydü. Yukarıdaki görsel de sunumlarda kullandıklarımdan. Stratejiyi temsil ediyor.

Sipariş verdiğim kitaplarım geldi. Son zamanlarda Stefan Zweig’in eserlerini seri şekilde okuyorum. Çok hoşuma gidiyorlar. Her biri bir hediye paketi sanki. Açması/okuması coşkulu, merak uyandıran ve çabuk biten, heyecanı kursakta bırakan.

.

The Washington Post – 15.6.2020 Korona Virüs Dünya Raporu (Toplam Vefat – Toplam Vaka ve ilk 23 ülke )

 

 

En Antipatik Aday

1*HrcVCmaYgBU_1chVyFfSgA

İş görüşmelerinde birbirinden farklı insanlarla karşılaşırız. Neşelisi, hırslısı, agresifi, çekingeni, resmisi, bilgilisi, çılgını ve daha niceleri …

İş görüşmesinde sorular soruları takip eder, cevapların bazısı tatminkar, bazısı orta karardır. En başarılı mülakat performansını ise mülakatçıyı yormayan aday çıkartır. Çünkü aday pozisyon için o kadar uygun ve hazırdır ki, soru sormaya bile gerek kalmadan istediğimiz bütün mesleki ve davranışsal yetkinlik potansiyelini önünüze teker teker serer. Ancak burada küçük bir parantez açmak gerekir, yormayan adaya denk gelmek çok zordur. Benim gibi tecrübeli İK uzmanlarının bile başına 5-10 defa gelebilen muhteşem bir tecrübedir.

Bir de iş görüşmesinde mülakatı yapan insanları yoran, zorlayan, hatta kızdıran aday profilleri vardır. Kimisi bu negatif yönlendirmeyi bilerek, kimisiyse bilmeden yapar. Peki hangi davranışlar adayı mülakatı yapan kişi gözünde antipatik konuma sokar?

  1. Görüşmeye geç kalanlar ve geç kaldığı için bahane uyduranlar.
  2. Başvuru formu doldurulması istenmiş ise eksik iş çıkartanlar. “Neden doldurmadınız? sorusuna “özgeçmişimde var” diyerek mülakatçıya ‘ders’ verenler.
  3. İş görüşmesine geldiği şirket hakkında bilgisi olmayanlar. “Neden bakmadınız?” sorusuna kötü bahaneler, hatta yalanla cevap verip karşısındaki kişiyi kandırabileceğini zannedenler.
  4. Görüştüğü pozisyonun ilanını okumadan gelen meraksız, ilgisizler.
  5. Ayrıldığı şirket ve/veya yöneticiler alehinde konuşan/dedikodu yapanlar.
  6. İlk fırsatta “Ücret ne kadar?”, “Mesai saatleri nedir? diye soranlar.
  7. Artık standardize olmuş iletişim, ekip çalışması, sonuç odaklılık, problem çözmek gibi yetkinlik sorularına hazırlanmadan gelenler,
  8. “Hayatta hiçbir başarısızlığım/ başarım yok” diyenler.
  9. “Çok ihtiyacım var, ne iş olsa yaparım” diyenler.
  10. Mülakatı yapan kişinin şahsına yönelik özel sorular yönelterek mülakatçıyı mülakata almaya çalışanlar,
  11. İngilizce dil bilgim akıcı yazıp, konuşma aşamasında “çok heyecanlandım, konuşamıyorum” diyenler.
  12. Birinci görüşme esnasında kendisi hakkında belirttiği tercihlerini (ücret, yan haklar, görev tanımı, yetkinlik seviyesi, vb.) ikinci veya üçüncü görüşlerde değiştirenler.
  13. Mülakatı yapan kişiye özellikle mesleki konularda “siz bilmeyebilirsiniz” veya panel mülakatta kendisine sadece meslektaşını muhatap alıp “siz bilirsiniz” diyerek diğer mülakatçıları yok veya bilgisiz sayanlar.
  14. Sorulara 8-10 kelimeyi geçmeyen aşırı kısa cümlelerle cevaplar üreten, ağızlarından kerpetenle bilgi almaya çalıştığımız samutlar.
  15. Yüzü gülmeyen, mülakat süresince şirket için yapabileceklerinden değil, sürekli yapmayacaklarından bahsedenler.

İş görüşmesi aslında kolaydır. Kime? Kişisel farkındalığı yüksek, olumlu ve dersini iyi çalışmış olanlar ve yukarıda yazılı olan 15 davranışı sergilemeyenlere.

Hepinize iyi görüşmeler.

İş Görüşmesinde Aradığımız Üç Değer

HWS-01

İş görüşmesi yapmak kolay bir iş değildir. Görüşmeyi yapan kişinin adayda ne aradığını biliyor olması gerekir. Ancak bazen aradığımız uygun kişinin yetkinlikleri net olmayabilir veya pozisyonun ihtiyaçları henüz tanımlanamamıştır. Böyle durumlarda ne yapmalıyız?

Görüşmede farklı nedenlerle yaşanan bulanıklık moralimizi bozmasın. Çünkü hangi meslek, hangi sektör, hangi yaş grubu, hangi eğitim seviyesinden olursa olsun, bütün adaylarda sorularımızla mevcudiyetini aramamız gereken ve iş hayatımdaki her insanın temelini teşkil eden üç değer bulunmaktadır;

  1. Motivasyon

Motivasyon en kısa haliyle isteklilik demektir.

Bugün motivasyonun nedir? Bu hafta, bu ay, bu yıl, önümüzdeki on yıl için motivasyonun nedir?” soruları aslında “Bugün ne istiyorsun? Bu hafta, bu ay, bu yıl, önümüzdeki on yıl ne istiyorsun?” sorularına denktir.

Türkiye’de yukarıdaki tipte motivasyon sorunları adayları bunaltır. Bunun nedeni görüşmeye gelen kişilerin çoğunlukla geleceğe yönelik net istek ve beklentilerinin bulunmamasıdır. Kişisel farkındalık düşüklüğü olarak değerlendirebileceğimiz bu durum görüşmelerde adayların kolaylıkla birbirlerinden farklılaşmasını sağlamaktadır.

Ne istediğini bilen ve isteklerini coşkuyla dile getirebilen insanlar, işe koyulmak ve iş başarmak konularında da benzer enerjiyi sergilerler.

Adayın iş motivasyonunu analiz ederken, mesleğinde yapmayı sevdiği ve sevmediği işleri sormak da karşımızdaki kişinin kurumumuza uygunluğunu anlamakta bize yardımcı olabilir.

  1. Etik Değerler

İş hayatında etik, birey ve grupların davranışlarını düzenleyen ilkeler veya standartlardır. İş hayatında neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmek ve doğru olanı yapmaktır.

Etik değerler evrenseldir. Saygı, dürüstlük, adalet, sorumluluk, doğruluk, tarafsızlık gibi etik değerler dünyanın neresine giderseniz gidin iş hayatının temel taşlarıdır.

İş görüşmesi sürecinde adayımıza etik değerlere ne kadar bağlı olduğunu, sadece sözde değil, fiiliyatta da bu değerlere uygun çalıştığını anlayabileceğimiz sorular yöneltmeliyiz. Ben özellikle vaka analiz sorularını adayın etik değerler performansını anlamak konusunda kullanmayı tercih ettiğimi belirtmek isterim.

  1. Çalışkanlık

Bir işi bilmekle, o işi yapmak arasında büyük fark bulunur. Her akademik bilgiye sahip insan iyi icraatçı olmayabilir. Bunların ötesinde bir de çalışkanlık değeri devreye girer.

Bilmek, yapmak ve çalışkanlık, bu üç faktör bir adayda ayrı ayrı analiz edilmelidir.

Bir çalışanın kendisine verilen görev tanımı çerçevesinde sorumlulukları yerine getirmesi çalışkanlık göstergesi değildir. Görevlerin eksiksiz, zamanında, istenen kalitede gerçekleştirilmesi aslen sorumluluk bilincinin göstergesidir.

Çalışkanlık ise bunun ötesine geçebilmektir. Yani katma değer üretmek, yeni fikirler ortaya atmak ve bunları hayata geçirmek için fazladan emek sarf etmek, arkadaşlarının işlerine destek vermek çalışkanlık için güzel örnekler olabilir.

Çalışkanlık ile ilgili karıştırılmaması gereken bir başka konu ise çalışma saatleridir. Normal mesai saatlerinin ötesinde çok çalışan bireyler vardır ve bunu çalışkanlık kategorisine yerleştirebilirler. Ancak bu noktada, çalışkanlığı nicelik değil, nitelik analizi olarak yorumlamak daha doğru olacaktır. Kişinin gün içinde etkili çalışmasında bir engel mi vardır, yoksa fazla mesaiye gerçekten kurumuna katma değer üretmek için mi kalmaktadır?

.

İş görüşmelerinde motivasyon, iş etiği ve çalışkanlık değerlerinin peşinde olursak ve bu üç değerin örneklerini, vaka çözümlemelerini dinlemeye odaklanırsak, adayların pek çok mesleki ve davranışsal yetkinliğini de beraberinde analiz edebilmekte olduğumuzu görürüz.