Lider Doğulur Mu, Olunur Mu? – 1

Yönetici eğitimlerinde üstüne en çok konuştuğumuz sorulardan birisidir liderlik; lider doğulur mu, olunur mu?

Cevap: İkisi de.

Çok lafı uzatmadan cevabı hemen vereyim istedim. Cevabımın açıklaması ise yazımın takip eden paragraflarında gelecek.

Einstein’in iş hayatımda ana prensip olarak aldığım bir sözü vardır: “Bir şeyi basitçe anlatamıyorsan anlamamışsın demektir“. Bu söz, etrafı kelime kalabalıkları ile doldurmadan ‘azla çoku’ verebilmek sanatıdır.

Ben de bunca okuma, bunca tecrübe sonrasında liderlik için iki ana davranışsal yetkinliği masaya koyuyorum. Bu iki ana yetkinlikten birincisi doğuştan, Allah vergisidir, ikincisiyse birincisinin gerçekleşme seviyesi çerçevesinde sonradan oluşur, güçlenir ve zirveye çıkartır.

  • Lider Doğmak: 1. Yetkinlik, Motivasyon – duygusal beynimiz (limbik sistem) kaynaklı iş yapma isteğimiz.

Eğer bireyin motivasyonu nasıl bir zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın düşmüyorsa, her sabah güne yeniden doğmuşcasına coşku ve istekle başlayabiliyorsa, onu hiç bir güç hedeflerinden alıkoyamıyorsa, işte bu gruptaki insanlara biz lider diyoruz. Onlar sorumluluklarının her zaman farkındalar, bahane üretmiyorlar, akıllı risk alıyor ve duygularını kontrol edecek özgün yollarını kendilerine tanımlayabiliyorlar.

Bilimsel olarak motivasyon seviyemizi, duygu merkezimiz limbik sistem belirler. Bazı insanlarda doğuştan motivasyon seviyesinin yüksek olmasına neden olan limbik sistem mekanizmasının nasıl çalıştığını, ana yetkinliklerini, nasıl geliştirilebileceğini merak edenler için sizlere okumanızı önereceğim kitap; Richard Davidson’ın “Beynimizin Duygusal Hayatı”dır.

Diğer taraftan Daniel Goleman’ın Duygusal Zeka adlı baş yapıtında bir insanın duygu yapısı analitik şekilde analiz edilmiştir.

Richard Davidson ve Daniel Goleman ikilisinin birlikte yazdığı ve 2017’de piyasaya çıkan “The Science Of Meditation” kitabında ise, duygusal zekamızı hoşnut tutmamızı, hatta geliştirmemizi sağlayan mediyasyon tekniklerinin içeriğini çok kapsamlı inceleyebilirsiniz.

Sözün özü bilim diyor ki, bazı insanların limbik sistemleri içindeki korku, kaygı, endişe merkezi amigdalayı iyi yönetebilmeleri doğuştan gelen güçlü bir yetkinlik. Bu onların duygusal olarak daha cesaretli ve dirençli tutumlar sergilemesini sağlıyor. Yani en iyi liderlerin motivasyonlarının çok yüksek olmasının birinci ana nedeni, Seth Godin’in “Kilit Adam” kitabında da yazdığı gibi, bu insanların amigdalalarını diğer insanlara kıyasla daha etkili kullanabilmeleri ve içinde bulundukları sistem içindeki bozukluklara cesaretle muhalefet edebilmeleri. Hatta sistemi düzeltemedikleri aşamada mücadeleye girerek, kendi tasarladıkları yeni sistemi tanımlamaları ve uygulamaya alabilmeleri.

  • Lider Olmak: 2. Yetkinlik, Problem Çözmek – rasyonel beynimiz (prefrontal korteks) kaynaklı analitik düşünme, plan yapma, aksiyona geçme, sonuca ulaşmamız.

 

Devamı: Lider Doğulur Mu, Olunur Mu? – II  

 

Performans Yönetimi Eğitimi – PERYÖN, 10-11 Mayıs 2018

Peryön Akademi bünyesinde, 10-11 Mayıs 2018 tarihlerinde Performans Yönetimi Eğitimi gerçekleştireceğiz. 

Performans Yönetimi’nin,

⇒ kurum performansının ölçülebilmesinden başlayarak, bölüm ve bireye doğru olan zorlu yolculuğunu, farklı sektör ve şirket örnekleriyle,

⇒ bireysel ve grup uygulamaları yaparak ve her ürettiğimizi bol bol tartışarak,

⇒ son 20 yıl içinde performans yönetmek kavramının ne gibi değişikliklere uğradığını ve nereye gitmekte olduğunu inceleyerek,

iki dolu gün geçireceğiz.

Performans Yönetimi Eğitimi hakkında detaylı bilgi almak için Peryön Akademi’ye buradan ulaşabilirsiniz.

10-11 Mayıs 2018’de görüşmek dileğimle,

Sadece Hızlı Koşmak Yetmez

Kendinizi bir 100 metre, kısa mesafe koşucusu olarak düşünün. Önünüzde yılın en önemli şampiyonası var. Yıllardır, her gün deliler gibi çalışıyorsunuz. Atiksiniz, hızlısınız. Bayrak yarışında hele, takımın as koşucusu olarak çok iddialısınız.

Derken o en çok beklediğiniz yarış günü geliyor. Stadyuma gidip günü unutulmaz kılmak için saatler kaldı. Odanızın kapısı açılıyor, antrenörünüz içeri giriyor. Size sinir bozucu bir sakinlik içinde;

“Plan değişti, kısa mesafe değil, uzun mesafe koşacaksın, maratona giriyorsun” diyor.

Ne yaparsınız?

İşte 21. yüzyıl iş hayatının özeti budur.

Hızlı değişimin, şokların, öngörülemeyenlerin zamanı.

Hepimiz meslek hayatlarımızda sevdiğimiz, uzmanlaştığınız bir kaç konuya sahibiz. Bir yazılımcıya satış iskonto oranları, bir pazarlama uzmanına finans piyasaları hiç cazip gelmeyebilir. Ancak artık görüyoruz ki, 21. yüzyılda bir konuda derin uzmanlaşmanın yanında, her profesyonel kendini çok yönlü geliştirmek, farklı konulardan anlamak, yorum yapmak, takip edebilmek zorunda. Peki nasıl?

Sizlere kendinizi geliştirmek için üç önerim olacak;

  1. Şirketinizde farklı 2-3 bölümde rotasyona girmeyi talep edin.
  2. Bir iş en iyi erbabından öğrenilir. Düzenli olarak farklı mesleklerden işini çok iyi yaptığını bildiğiniz arkadaşlarınızla, yöneticilerle işleri hakkında konuşun, sorular sorun.
  3. Farklı mesleklere ait kütüphanenizde en az iki kitap bulundurun, okuyun.

İş hayatı teknolojinin etkisiyle önümüzdeki yıllarda büyük dönüşüm yaşayacak. Bu dönüşüm sürecinde ne kısa, ne uzun mesafe koşmak değil, sanırım artık hepimiz birer triatloncu zihniyetine sahip olmayı öğreneceğiz, öğrenmek zorunda kalacağız. Katma değerli, çok yönlü geliştirdiğimiz önerilerimiz, projelerimiz ile ayakta kalarak, yapay zekanın, robotların hızla kapladığı iş dünyasında özgün alanlarımızı zorlanarak da olsa açacağız.

İnsan Kaynakları Üzerine Canlı Sohbet


Şubat ayı içinde Business Management School ile birlikte Facebook üzerinden canlı İK sohbeti gerçekleştirdik.

Azerbaycan’daki meslekdaşlarım seçme yerleştirme, performans değerlendirme, işveren markası, motivayon, ücret yönetimi, görev tanımları, yönecilik, yeni İK’cıların neler yapaması gerektiği üzerine birbirinden güzel sorular sordular. Hepsine teşekkür ederim.

Dahası bir sonraki canlı sohbete diyorum 😀

2017’ye Veda Ederken Kitap Tavsiyelerim

2017’ye Veda Ederken Yıl Boyunca Okumaktan En Keyif Aldığım Kitaplar;

Originals – Adam Grant
Vermek Ve Almak – Adam Grant
Mükemmeli Seçmek – Jim Collins
Dört Hükümdar – John Julius Norwich
Prisoners Of Geography – Tim Marshall
Ulusların Düşüşü – Daron Acemoğlu
Siyasi Düzenin Kökenleri – Francis Fukuyama