2018’e Veda Ederken Kitap Tavsiyelerim

2018 yılı içinde beni çok etkileyen 15 kitabı paylaşmak isterim;

İK Kitabı
1. Google Sırları, Laszlo Bock

Yetkinlik Gelişim Kitapları
2. Vermek ve Almak, Adam Grant
3. Yaratıcı Dehanın Sırları, Micheal Michalko
4. Yeni Dünyada Daha Akıllı, Daha Hızlı, Daha Başarılı, Charles Duhigg

Liderlik Kitapları
5. 21. Yüzyılda Kuantum Liderliği, Danah Zohar
6. Liderin Kitaplığı, Cem Kozlu

İş Yönetimi Kitabı
7. Mükemmeli Seçmek, Jim Collins

Manevi Kitaplar
8. Mevlana’nın 18 Sırrı, Melih Ümit Menteş
9. Tibet’in Yaşam ve Ölüm Kitabı, Sogyal Rinpoche

Tarih Kitapları
10. Milli Mücadele Dönemi Türk-Sovyet İlişkilerinde Mustafa Kemal, Osman Okyar
11. Çöküşe Tırmanış, Amos Elon

Siyaset Bilimi Kitabı
12. Siyasi Düzen ve Siyasi Çürüme, Françis Fukuyama

Biyografi 
13. Elon Musk, Ashlee Vance
14. Einstein, Walter Isaacson

Roman  
15. Suç ve Ceza, Dostoyevski

 

2019 yılında herkese bilgi, mutluluk, keşif dolu okumalar 🙂

 

Not: Videoda 11 kitap yer almaktadır.

Kaynağım İnsan 9 Yaşında !

9 Ekim 2009’da başlayan Kaynağım İnsan yolculuğum 9. yılını tamamladı.

Geçen dokuz yılda ne çok şey öğrendim yazarken.

Kendimi keşfettim.

Yanlışlarımı düzelttim.

Mesleğimde, aklımda, ruhumda ilerledim.

En çok da Kaynağım İnsan’la insan biriktirmeye başladım coşkuyla. Öğrenciler, meslekdaşlar, farklı uzmanlık alanlarından üstadlar, bambaşka sektörlerden yöneticiler, profesyoneller, patronlar … saymakla bitmez.

Kaynağım İnsan beni öğrendiklerini, okuduklarını, yaptıklarını, yazdıklarını “öğreten” kıldı. Ben öğretmen oldum sonunda.

Öğretmenlik çok yönlü derinliği getirdi ve meslek yolculuğumda beni aradığım kulvara soktu.

Kaynağım İnsan ile geçen 9 yılımın her günü akıl evrenimde bir galaksi, bir gezegen, bir yıldız gibidir. Kara delik kıvamındaki günlerimi de asla unutmuyorum.

Ben iki evrenin varlığını keşfetmiş bir insan olarak kendimi çok şanslı sayıyorum. Birisi kafamı kaldırıp gökyüzüne baktığımda orada olduğunu bildiğim, diğeri ise klavyemin tuşlarında parmaklarımı dolaştırarak, danışmanlık ve öğretmenlik yaparak içine girdiğim Kaynağım İnsan (İpek) evreni.

Nice yıllara Kaynağım İnsan, iyi ki varsın 🙂

 

 

Nasıl Bir Ekip?

İş hayatının biricik değeri insan. 21. yüzyılda onun aklı, yaratıcılığı, çalışkanlığı paradan çok daha kıymetli. Ancak biricik olan insandan daha kıymetli bir değer daha var ki şirketlerde, herkes onun peşinde, herkes onu iyileştirme, geliştirme, coşturma isteğinde: EKİP

Hepimiz öyle veya böyle, bir veya birden çok ekip içinde çalışıyoruz veya işbirliği içindeyiz. Ekip çalışması gerçekten zordur. Neden mi? Çünkü insan zordur. İnsanın kendisini yönetebilmesi yanında, bir de birlikte çalıştığı insanların duyguları, davranışlarını anlaması, idare etmesi imkansızı başarması gibi bir şey diyebiliriz.

Ekip çalışmasına entegre olabilmek için bence bireyin atması gereken en önemli adım iş hayatında kaç tip ekiple karşılaşabileceğini bilmesidir. İş hayatında 3 tip ekip bulunur ve bu tipolojiler durumsaldır;

  1. Futbol tipi ekip: Ekip üyelerinin yetkinlikleri ve görevleri bellidir. İşin yürümesi için sıkı paslaşma, stratejiler gerekir. Ekip üyelerinin görevleri arasında etkileşim ve geçişgenlik yüksektir. Bir ekip üyesi eğer gerekirse diğer ekip üyesinin işini bir seviyeye kadar üstlenebilir.
  2. Beyzbol tipi ekip: Ekip üyelerinin işleri nettir. Geçişgenlik yoktur. Birinin görevi bitince diğer ekip üyesinin işi başlar.
  3. Tenis tipi ekip: Ekip üyelerinin hepsi aynı seviyede iş bilir. Her işi hepsi aynı kalitede ve seviyede yapabilir. %100 geçişgenlik vardır.

Ekip çalışması dinamiktir. Bölümünüzde iş gereği futbol tipi ile çalışırken, bir proje gereği tenis tipi ekip modeline geçiş yapabilirsiniz.

Bu üç tip ekipten hangisinin kullanılacağını işin gereği, alacağı zaman, riski, gereken yetkinlik seti belirler. Biri diğerinden daha iyidir diyemeyiz. İyi yöneticilerin işi, hangi iş için, kimler ile, ne tip ekip çalışmasına ihtiyacı olduğunu anlaması ve bu yönde ekibi kurup yönetmesi, yönlendirmesi, gerektiğinde tip değiştirmesi ve ekibi esneklik için motive etmesidir.

Hepinize etkili, etkin ve verimli ekip çalışması dilerim.

 

Haydi Bir Kitap Kulübü Kuralım!

Bilgi güçtür.

Bilgiye ulaşmanın en doğru yollarından biri, dünyaca kalitesi kabul görmüş kitapları okumaktır. Bilim insanları diyor ki, bir insanın kütüphanesine bakarak onun hakkında pek de yanılmayacağız görüşlere sahip olabilirsiniz.*

Ben okuduğum kitapları arkadaşlarımla, eğitimlerde katılımcılarla paylaşmaktan büyük keyif alırım. Ama paylaşmak adına en muhteşem anlar hangisidir biliyor musunuz?

Ortaklık anları.

Yani okuduğunuz kitabı okumuş bir başkası ile oturup konuşmak, kitabın dalgaları üstünde birlikte surf yapmak, belki taklalar atmak, belki düşmek, hatta bazen yok olmak. Örneğin Nassim Taleb’in Siyah Kuğu’sundan boğulmadan kurtulan, Mevlana’nın Mesnevi’si için “a’dan z’ye çok iyi anladım” diyen biri ile ben tanışmadım.

Birlikte kitap okumak iş hayatında ekip olmanın, birlikte iş yapmanın antremanı gibidir aslında. Kimler neler anladı, neleri beğendi veya beğenmedi, kim nerede ikna olamadı, hatta kimin kitaptaki bir vurgu nedeniyle hayatı değişti? Aklı ve duyguları paylaşmak, dikkatle birbirini dinlemek, empati kurmak ciddi ekip işidir. Ve birlikte kitap okumak ciddi bir iştir. Ben o nedenle hep soruyorum şirketlerde insanlara: Bir kitap kulübü kurdunuz mu? Birlikte kitap okudunuz mu?

Çünkü birlikten güç doğar.

O zaman ortaklaşa kazanılan bilgi, birlikteliği de sağlamlaştırır diyebilir miyiz?

Bence evet.

O zaman birlikte bilgilenerek, birlikte güçlenelim.

Haydi yarından tezi yok şirketimizde, arkadaşlar arasında bir kitap, birlikte okuma kulübü kuralım !

 

* Blink – Malcolm Gladwell

İyi Yönetici Olmak Mı?

Şirketlerin istikrarı ve sürdürülebilirliği için yöneticiler kilit noktadalar.

Çünkü onlar, şirketlerde iyi insanların varolmasında da, yok olmasında da büyük oranda ana nedenler. Dolayısıyla bütün dünyada iş alemi şu soruları ısrarla soruyor ve cevaplar arıyor:

“İyi yönetici kimdir ve iyi yönetici nasıl olunur?”

Bu kritik soruların cevaplarını Google da çok merak ediyor ve bütün şirketlere ilham verebilecek Oksijen Projesini başlatıyor. Amaç, şirket içinde “iyi yönetici” olarak tanımlanan insanların neden iyi kabul edildiklerini tanımlayabilmek.

Araştırmanın sonucunda 10 yetkinlik çıkıyor.

  1. İyi koç ve mentorlar; potansiyeli performansa dönüştürüyorlar.
  2. Mikro yönetim uygulamıyorlar, ekiplerine güç devrediyorlar
  3. Üretkenler ve sonuçlara odaklılar
  4. İyi iletişimciler, dinliyorlar ve bilgi paylaşıyorlar
  5. Kariyer gelişimini destekliyorlar ve performansı tartışıyorlar
  6. Ekip için net vizyon ve stratejileri var
  7. Ekibe tavsiyeler verecek seviyede anahtar teknik yetkinliklere sahipler.
  8. Kurumda herkesle işbirliği halindeler.
  9. Güçlü birer karar vericiler.
  10. Kapsayıcı iş ortamı yaratıyorlar, ekip üyelerini karar mekanizmasına katıyorlar, onların başarı ve iyi olmalarıyla ilgileniyorlar.

Maddeler yoruma, tartışmaya açık. Bu on maddeyi okuyanlar arasında “bizim memlekette yok böyle insanlar” diyen de var, “böyle insan zaten ülkede durmaz” diyen de.

Ben bu kadar olumsuz değilim çünkü yukarıdaki davranışları sergileyen pek çok yönetici ile çalıştım, çalışmaya devam ediyorum. Ama günün sonunda ister yönetici, ister potansiyel yönetici adayı, herkes aynaya “ben ne yapıyorum, ben olsam ne yapardım?” diye bakmalı.

Size tavsiyem eğer bir yöneticiyseniz kendinize yukarıdaki maddeler üzerinden 1 ile 10 arasında puan verin. Eğer süreci daha etkili kılmak istiyorsanız, ekibinizden de sizi puanlamalarını isteyin. Kanımca böyle bir geri bildirim, bir yönetici için dünyanın en kıymetli kişisel gelişim aracıdır.